Çıkmaza Giren Bir Ofis Aşkı

Brad: Son toplantıdan sonra içki?

Elizabeth: Bütün ekip mi?

Brad: Sadece ben. Diğerleri uçakla dönüyor. 

Elizabeth: Tamam. Saat 7’de otelin barında?

Brad: Orada görüşürüz!

İlk buluşmanın gerçekleştiği o akşam hiçbir şey olmadı. Evet, Brad flört etti ve Elizabeth de karşılık verdi. Barda iki saat geçirdiler ama Elizabeth flörtü bir adım ileriye taşımaması gerektiğinin bilincindeydi. Brad, 75 kişilik bir yazılım start-up’ının CFO’suydu. Elizabeth ise o şirketin en iyi satışçısıydı. Şirket için gittikleri bir konferansta birlikteydiler, etrafta da sektörden birçok kişi vardı ve masraflarını şirket ödüyordu. Bu flörtleşme bir yere belki varırdı belki de varmazdı ama eğer herhangi bir şey olacaksa, Elizabeth bunun doğru başlamasını istiyordu.

Ada: Büyük buluşma için hazır mısın?

Elizabeth: Gerginim.

Ada: O senin yöneticin olduğu için mi? 

Elizabeth: Yöneticim değil! Sadece üst yönetimden biri ve süper zeki.

Ada: Kötü de görünmüyor.

Evet, doğruydu. Brad onun üstü değildi. Brad, finans ekibinin başındaydı. Elizabeth, satış müdürüne bağlıydı ve satış müdürü de COO’ya. Yani o ve Brad, iş içinde fazla etkileşimde değillerdi. Yalnızca birkaç ay önce tanışmışlardı ve bu Elizabeth’in daha önce pek çok müşteriye yaptığı başarılı konuşmalar gibi, bir yatırımcı konferansı için yapacağı sunumu yeniden düzenlemeleri gerektiği zaman olmuştu. Yine de oteldeki içkilerinden sadece birkaç gün sonra Brad ona “gerçek bir randevu” teklif etti. “Acaba iyi bir fikir mi?” diye düşünen Elizabeth öncesinde biraz tereddüt etti ama Brad hiçbir kuralı ihlal etmediklerine dair ona güvence vermişti. Brad onun performansını değerlendiren kişi değildi, maaşını da o belirlemiyordu. Elizabeth’in şirketteki pozisyonunu düşününce daha çok iş arkadaşı gibiydiler. Brad ondan hoşlanıyor, ona saygı duyuyordu ve onu daha iyi tanımak istiyordu. Bunun üzerine Elizabeth de “evet’’ dedi. Birlikte keyifli vakit geçirdiler. 

Brad: Eğlenceli bir geceydi.

Elizabeth: Belki biraz fazla eğlenceli?

Brad: Eğlencenin fazlası olmaz. Cuma tekrar akşam yemeği? Yeni Thai’de?

Elizabeth: Tamam ama şimdilik bunlar aramızda kalsın?

Brad: Tabii ki 

Henüz yeni yeni gelişen ilişkilerini 3 hafta boyunca sır olarak saklamayı başardılar ama işten tanıdıkları iki arkadaşları onları cumartesi akşamı etraftaki restoranlardan birinde görünce ilişkilerini açıklamaya mecbur kaldılar. Pazartesi gününe kadar görünen o ki ofisteki herkes duymuştu. Kadınlar arasında fısıldaşmalar ve satıştaki erkeklerden gelen durmak bilmeyen fakat iyi niyetli alaylar da vardı. 

“Hey Lizzie! Ben senin müşterilerinin peşinde koştuğunu sanıyordum, iş arkadaşlarının değil!” Elizabeth sızıntının en kötü sonucunun bu olacağını düşünmüştü. Ertesi gün patronu onu kenara çekti.

“Bak Elizabeth, seni de Brad’i de çok severim. Özelde ne yaptığınız sizi ilgilendirir ama lütfen bunu işin dışında tutun. Bunun senin dikkatini dağıtmasını ya da buradaki itibarını zedelemesini istemiyorum.”

Elizabeth’in mahcubiyeti hızla öfkeye dönüştü. Brad’in de aynı dersi aldığını umuyordu. 

Ada: Kız buluşması! Hâlâ Brad’le misin?

Elizabeth: Hayır.

Ada: ?

Elizabeth: Uzun hikâye.

Ada: Şarap içelim ve neler oldu bana anlat. Saat 8’de, Sals’de…

İki ay süren romantik akşam yemekleri, günlük mesajlaşmalar, hatta aileyle kısa bir tanışma sonrasında Elizabeth ve Brad bir tıkanma yaşadılar. Brad işle çok meşgul olduğunu söylüyordu ama çeyreklik dönemin ortasıydı ve hiçbir önemli görüşme ya da yönetim kurulu toplantısı yoktu. Perşembe işten sonra akşam yemeği için buluşacaklarına söz vermişti, bu yüzden Elizabeth Ada’nın davetini reddetti. Elizabeth, son görüşmesini de bitirdikten sonra Brad’in odasına uğradı ve boş olduğunu gördü.

“Brad’i gördünüz mü?” diye sordu oradan tesadüfen geçmekte olan CPA’lerden birine.

Adam Elizabeth’e baktı sonra başını öne eğdi. Yanakları bir anda kızarmıştı. “Aa, sanırım onun, şey, bir son dakika toplantısı çıktı. Ofis dışında.”

Kekelemesi Elizabeth’i şüphelendirmişti. “Peki” dedi rahatça. “Ona toplantı öncesinde bazı istatistikler ulaştırmam gerekiyordu. Toplantıya başka kim gitti biliyor musun?”

Genç adam biraz daha kafası karışık gözüktü. “Sanırım Claudia. Birlikte çıktılar.” Elizabeth zorla gülümsedi. 

Claudia, satış ekibinin en yeni üyesiydi – genç, hırslı ve güzel. 

“Harika, teşekkürler.” Bunu söyledikten sonra Brad’i aramayı ve mesaj atmayı denedi ama o cevap vermedi. Bu yüzden, Ada’yla ve kızlarla bir süreliğine buluşup sonrasında eve yalnız döndü. 

Brad: Dün için üzgünüm. Acil bir iş durumu. Telefonu Uber’de unutmuşum. 

Elizabeth: Birisinden bir telefon ödünç alamadın mı? Ya da mail atabilirdin?

Brad: Yönetim Kurulu işleri vardı. Bütün gece çalıştım.

Elizabeth: Claudia ile birlikte mi?

Brad: Konuşmamız lazım. Saat 11’de kafe?

Sonradan, Elizabeth anladı ki Brad’in şirket kafesini seçmesinin sebebi kendisinin sert bir tepki vermesine engel olmaktı ve Elizabeth de tepki vermedi – o gece ve önceki gece ve diğer başka gecelerde Claudia’yla birlikte dışarıda olduğunu söyleyince bile. “Aniden gelişen bir ilişkiye karşı elinden bir şey gelmediğini” söyledi. İşler ciddileştiği için de başka insanlarla görüşmemeye karar vermişti. Elizabeth kendisinin, Brad’in bugün bu konuşmayı yaptığı tek kişi olup olmadığını merak etti. Hiçbir zaman kendilerininkinin özel bir birliktelik olduğundan bahsetmemişlerdi ama Elizabeth öyle olduğunu varsaymıştı…  Kendini kör, incinmiş ve öfkeli hissetti. Yine de kendine hâkim oldu.

“Elbette, biraz şaşkınım ve haklı olarak da üzgünüm.” Bunları, zar zor toparlayabildiği bir ses tonuyla söylemişti. “Düşündüğüm şey bu değildi.  Sen de olduğunu düşündüğüm kişi değilsin. Bu yüzden bitmesi belki de çok iyi oldu.”

Brad gülümsedi. “ Teşekkürler Lizzy. Senin bu konuya profesyonel yaklaşacağını biliyordum.”

O gittikten sonra, Elizabeth tuvalete girdi, kendini kabinlerden birine kapatıp ağlamaya başladı. 

Ada: Bu akşam dışarı çıkalım?

Elizabeth: Gelirsem sadece enerjinizi düşürürüm.

Ada: Hala kötü müsün?

Elizabeth: Yoğun bakımdayım.

Ada: Gel, biraz kafanı dağıtırsın.

Elizabeth: Teşekkürler ama hayır. Kendimi işime gömdüm!

Bunun üstesinden gelebileceğine emindi ama keşke herkesin önünde ilişkileriyle ilgili bu kadar gösteriş yapmasalardı. Genç şirkete göz kulak olmak üzere göreve getirilen tecrübeli bir profesyonel olan yeni İK yöneticisinin şirket içindeki ilişkilerle ilgili yeni politikalar uygulamaya koyduğunu duyunca kendini kısa bir süre rahatlamış hissetti. Fakat sonra bunun sadece aralarında ast-üst ilişkisi bulunan çalışanlar için uygulamaya konulduğunu öğrendi ki bu durumda Claudia ve Brad kapsam dışında kalıyordu.

Şirketin CEO’su bile personel toplantısında yeni kuralları duyururken ikisine referans vererek açıklama yapıyor gibiydi – “Elbette, hiçbir mutlu çifti ayırmak istemiyoruz!” -ki bu da ön sırada oturan Brad ve Elizabeth’in de şakaya katılmasına yönelik bir beklenti oluşturmuştu. Elizabeth tepki vermesini bekleyen insanların bakışlarını hissedebiliyordu. Bazıları kaygı ile  pek çoğu da eğlencenin körüklediği bir merakla izliyordu. Elizabeth hiçbir şey görmemiş gibi davrandı, telefonuna baktı ve çok acil bir maili cevaplıyormuş gibi yaptı.

Elizabeth: Bir iyilik isteyebilir miyim?

Brad: ?

Elizabeth: Ofiste Claudia ile biraz daha ağırdan alabilir misiniz?

Brad: Neyi ağırdan alalım?

Elizabeth: Neyi kastettiğimi biliyorsun.

Brad: Çok emin değilim. Senin yoluna çıkmamaya çalışıyoruz ama sen de bunun üstesinden gelmelisin.

Ertesi sabah Elizabeth ofise girdiğinde, Claudia onu durdurdu. “Birkaç dakikan var mı Elizabeth?”

Brad ona çoktan söylemiş miydi yani?

“Konu nedir?” diye cevapladı Elizabeth niyetlendiğinden daha da soğuk bir tonla.

Claudia alıngan bir şekilde, “Sadece, yönetimin seninle birlikte New York’daki yatırımcı konferansına gelmemi istediğini söyleyecektim. Sen sunumunu yaparken benim izlememi istiyorlar” dedi. Daha sonra biraz duraksadı ve devam etti “Ve bunu ilk önce benden duymalısın: Brad ve ben nişanlandık.”

Elizabeth konuşamayacak gibi oldu. Bu şekilde mi yoluna çıkmamaya çalışıyorlardı..

“Ah,” dedi duygularını frenlemeye çalışarak. Ne yazık ki işe yaramamıştı. “Güzel,” diye ekledi öncekinden daha da buz gibi bir ses tonuyla, “İkinize de iyi şanslar diliyorum. Birlikte mükemmel görünüyorsunuz.”

Toparlanmak için kendine birkaç dakika verdi ve sonra boş bir konferans salonunda çalışmakta olan yöneticisini buldu. “Claudia onun da New York’a geleceğinden bahsetti.” dedi. “Hâlâ bu ay için tutturmamız gereken satış hedefleri varken ikimizin de orada olması mantıklı mı? Bu bir yatırımcı konferansı, satış etkinliği değil.”

Yöneticisi ona anlamlı bir şekilde baktı ve kapıyı kapatmasını söyledi.

“Elizabeth, senin de bildiğin gibi bazen yatırımcılar yeni müşterilerimiz olabiliyor ya da bizi yeni müşterilere ulaştırabiliyor” dedi. “Ama yönetimin Claudia’yı istemesinin ana sebebi senin sahnede ne yaptığını görmesi. Eğer onun bu işi yapabilmesini sağlayabilirsek, senin de başka şeyler yapacak daha çok zamanın olur -ki aramızda kalsın bu, kaynakları değerlendirmenin daha iyi bir yoludur. Dürüstçe konuşmak gerekirse, burada kişisel duruma takılmazsan onun için harika bir rehber olabilirsin.”

Elizabeth buna inanamadı. Tabii ki bir şeye takılmıyordu. Ama onu, eski erkek arkadaşı ve onun nişanlısıyla iş gezisine göndermeleri ve kadına ileride kendi yüksek profilli işini devralması için rehberlik yapmasını istemeleri? Bu, çok fazlaydı.

Elizabeth: İstifa etmek zorunda kalabilirim.

Ada: İşini seviyorsun! Çok başarılısın. İyi para kazanıyorsun!

Elizabeth: Artık çok sevmiyorum.

Ada: Onların hayatını mahvetmesine izin veremezsin.

Elizabeth: Böylece onları her gün görmek zorunda kalmam.

Elizabeth yetenek avcılarından sürekli telefonlar alıyordu ama gelen telefonları hep yok saymıştı. İşini, iş arkadaşlarını, şirketini ve şirketinin girişimci kültürünü seviyordu. Sektörün en çok konuşulan şirketlerinin birinde en yüksek performansı gösteren çalışanlardan biriydi, şimdiki yöneticisinin bulunduğu pozisyonun en güçlü talibiydi ve belki üst yönetim için adaylardan biriydi.

Ada, tesellisinde haklıydı. Maaş, ek gelirler, hisse seçeneklerini (faydalanabilmesi için hâlâ bir yıl gerekiyordu) düşününce, eline geçen çok iyi bir kazanç paketiydi ama Brad’le yaşadığı her şeyden sonra belirgin bir kopuş daha cezbedici görünmeye başlamıştı. Bir yetenek avcısı Fortune 500 şirketlerinden birinde bir pozisyon için onunla tam da bir hafta öncesinde temasa geçmişti. Büyük, kurumsal, kimsenin kimseyi tanımadığı ya da aşk hayatıyla ilgilenmediği bir kurumdu ama daha üst bir pozisyona değil, benzer pozisyona gidecekti, bu iş aynı zamanda daha az özerklik ve finansal avantaj getirecekti. Yeni kurulan başka şirketlerden de her gün teklifler alıyordu fakat küçük bir şirkette yeniden bir kumar oynamak istediğinden emin değildi.

Bir diğer seçenek transferdi. Yönetim kurulu Londra’da bir ofis açmaya karar vermişti. Avrupalı satış müdürü ofis için bir “iki numara” arıyordu fakat bu, kariyerinde bir adım geri gitmek ve ailesinden, arkadaşlarından uzaklaşmak demekti.

Bütün bunlara katlanabilir miydi, katlanmalı mıydı? Ya da kendi hayatına aynen eskisi gibi devam etme zamanı mı gelmişti?

VAKA ÇALIŞMASI DERS NOTLARI
BU OLAYDA SİZE İLGİNÇ GELEN NEDİR?

Bu olay derslerin birinde bir öğrencinin anlattıklarına dayanıyor. Arkadaşlarının tepkilerini görünce bu olayla ilgili bir ders düzenlemek istedim. Doğru olan şeyle ilgili büyük bir anlaşmazlık vardı. İnsanlar duygusallaştı ki bu da tartışmayı büyüttü. Şu ana kadar bu olayı 1000’in üzerinde kişiye anlattım. Her seferinde büyük bir etkisi oldu. Pek çok öğrenci daha öncesinde aynı veya benzer durumlarda bulunduklarını ve vakayla kendileri arasında bağ kurabildiklerini söylediler. 

TARTIŞMALAR NEYİ ORTAYA KOYUYOR?

Bazı insanlar ana karakterin durumdan sorumlu olduğunu, ya her şeye katlanması gerektiğini ya da bulunduğu konumu terk etmesi gerektiğini düşünüyorlar. Diğerleri de şirket yöneticilerini profesyonel olmayan bir ortamı teşvik ettikleri gerekçesiyle suçlu bulup Elizabeth’in hukuki yollara başvurmasını bekliyorlar. Bu olayda insanlar karşı taraflardaki bakış açılarının haklılığını görmekte güçlük yaşıyorlar.

ÖĞRENCİLER HANGİ ÇIKARIMLARDA BULUNMALI?

İlk ders, ofis ilişkilerinin kariyerinizle ilgili sonuçları olabilir. Bir diğer ders ise, empati. Umarım bu vaka öğrencilerin, özellikle erkek öğrencilerin, onların altında çalışanların da gerçek duygulara sahip insanlar olduklarını düşünmelerini sağlar. Onları buna göre davranmaları için teşvik eder.

Uzmanların Yorumu

Karen Firestone, Aureus Assets Management’ın başkanı ve CEO’su, “Even the Odds: Sensible Risk Taking in Business, Investing, and Life” kitabının yazarıdır. 

ElIzabeth’e yeni bir işi garantiye almadan şimdiki işini bırakmasını asla tavsiye etmem ama şu kesin ki acilen ve kararlı bir şekilde başka fırsatlar aramalı. Şu anki iş ortamı onun için çok zararlı. Kısmen şirketin erkek-egemen, şovenist kültürü ve Brad’in hassasiyetsiz davranışları yüzünden. Kısmen de Elizabeth’in duygularını kontrol etmeyi başaramaması ve yaşadıklarını geride bırakamaması yüzünden. 

Elizabeth mutsuz ve dikkati dağılmış durumda. Yöneticisi ona hasarlı ürün gibi davranıyor. Performansı ve profesyonel itibarı daha çok zarar görmeden önce oradan çıkmalı. Belki hukuki bir mücadele için  şansı olabilir ama bunun için gerekli maddi ve duygusal bedeli göz önünde bulundurmalı. Kendi yeteneklerinin kıymetini anlayacak bir işverene giderse onun için daha kârlı olur.

Şüphesiz ki pek çok şirket için Elizabeth çok çekici bir aday. Yatırımcılarla konuşma becerisi olan başarılı bir kadın satış müdürü teknoloji dünyasında az bulunur. Mevcut işvereninin de onun için parlak bir tavsiye mektubu vermekten başka şansı yok. 

Gelecekteki işvereniyle yapacağı pazarlıklarda şimdiki işinden ayrıldığında kaybetmek zorunda kalacağı hisse opsiyonlarını de içeren ve şu an sahip olduğu gelir paketine denk bir şey talep etmesinin hiçbir sakıncası yok. Cinsiyetler arası gelir eşitsizliğinin en büyük sebeplerinden birisi, kadınların erkeklerin elde ettiği ücret ve avantajları talep etmekteki başarısızlığı. Elizabeth piyasadaki değerini belirtirken ve bunun için en yüksek teklifi verenlerle anlaşırken utangaç davranmamalı. Eğer neden ayrıldığını soran olursa şu ana kadar harika bir iş çıkardığını ve artık daha büyük şeyler için hazır olduğu söylemeli. Başka bir kurumda da yükselebileceğinden eminim.

Aynı zamanda, gelecekte daha iyi kararlar vermek için bu tecrübeden faydalanmalı. Bir iş arkadaşından gelen içki içme davetine hayır demediği için hatta onun çıkma teklifini kabul ettiği için onu suçlamıyorum.  İnsanlar böyle şeyleri çoğu zaman yapıyor ve bazı işyeri aşkları da mutlu bitebiliyor. Brad ve Claudia için olabileceği gibi. Aslında  şirket içindeki ilişkilerle ilgili yeni kurallarının biraz safça düşünülmüş olduğuna inanıyorum.

Lizzy’nin asıl hatası ise kendisine aynı şekilde davranmayan birisine fazlaca bağlanması ve bunun ofis içinde yaratacağı sonuçları öngörmekte başarısız olması. Her ilişki bir risk almayı gerektirir. İncinebilir veya diğer kişiyi incitebilirsiniz ama eğer bir iş arkadaşınız ile çıkıyorsanız bu riskler daha da büyür. Elizabeth’in bunu hatırlaması gerekli, kendi zayıf noktalarını iyi tanımalı ve bir dahaki sefere daha dikkatli olmalı. Duygularımızı her zaman kontrol edemeyebiliyoruz ama en azından birkaç yıl boyunca aşk hayatı ve iş hayatını ayrı tutmak için çaba göstermeli. 

HBRTurkiye.com ve hurriyet.com.tr Topluluğunun Yorumları

Eminim ki aynı şirkette çalışıp da birlikte olan hatta evlenen ilişkilerini ve işlerini başarılı bir şekilde götürebilen insanlar ve güzel, olumlu sonuçlanmış örnekler de vardır. Ancak yaşanan hikâyelere bakıp da, geçmişe yönelik bir istatistik araştırması yapılsa, bu ilişki denemelerinin olumlu sonuçlara yol açması ihtimalinin yüzde 10’dan fazla olacağını, “deneyimlerim ve hislerim sonucu” düşünmüyorum. Yani “Elizabeth ne yapmalı?” sorusunun cevabı benim için, böyle bir flörtleşme sürecine ilk başta hiç başlamaması gerektiği yönünde. 

Ancak madem olan oldu, bu durumda Elizabeth’in elindeki seçeneklere göre hangi yönde ilerlemesi gerektiği konusunun tamamen onun nasıl bir karaktere sahip olduğu ve hayatının geri kalanını nasıl yaşamak istediği ile ilişkili olduğunu düşünüyorum. Şirkette devam etmesi, maddi yönden ve kariyer açısından daha avantajlı olacak, ayrılması durumunda ise bu faydalardan vazgeçip daha huzurlu bir ortamı tercih etmiş olacak. Tabii yaşadıklarından ders çıkarıp da kendini yine benzer bir duruma sokmazsa. Zorluklarla başa çıkabilen, duygusal ruh halini işine yansıtmamayı başarabilecek, yaşadığı kişisel ilişkilerin iş ortamında aldığı kararları etkilemesine izin vermeyebilecek kadar güçlü bir karaktere sahipse, kendi kişisel menfaatleri doğrultusunda şirkette kalmaya devam etmeli fakat tüm bu yaşananların kendisi üzerinde yaratacağı baskıyı kaldıramayacaksa, zaten şirkette devam etse de, aynı başarılı performansı gösteremeyecek. Dolayısıyla, burada Elizabeth’in her şeyden önce kendi kişisel özelliklerini çok iyi bilmesi ve kendi karakter analizini yapması gerekiyor. Ben onun konumunda kalan biri olsaydım, kendi kişisel yapım nedeniyle, kesinlikle şirkette kalmayı; karşılaştığım bu zorluktan kaçmamayı, mücadele etmeyi ve bu sınavı da geçmeyi seçerdim.
Anıl Çelebi, İş Geliştirme Uzmanı

İş ortamında aşk yaşamak bana her zaman yanlış gelmiştir. Evet bazen duygusal olaylar kontrolümüz dışında gelişebiliyor. Elizabeth kendini dizginlemeye çalışmasına rağmen duygularına yenik düşmüş ve bir erkek tarafından duygusal olarak çöküntüye uğramış ama kariyerinde güzel bir şekilde ilerlediği bir firmadan sırf bu sebepten dolayı ayrılmamalı çünkü yeni işler hep yeni baştan başlamak demek. Böyle duygusal olaylar da gelip geçici. Elizabeth bir gün elbet onları görünce hiçbir şey hissetmediğinin farkına varacak ve yaşadıklarına gülüp geçecek. Onlar hayatlarına devam ederken Elizabeth neden başkaları yüzünden kariyerinden ve sevdiği işinden vazgeçsin ki. Yani bence Elizabeth kesinlikle kalmalı. Zor olacak ama mutlaka atlatılıyor.   
Merve Çuluken, Asistan, Modelist

Elizabeth’in yaptığı hata değil ya da bilerek ve kasti yapmış olduğu bir yanlış değil. Elizabeth zeki ve güçlü bir kadın. Bu yüzden şirkette kalıp aday olduğu yöneticiliğe kadar yükselmeli. Profesyonel davranıp hayatına kaldığı yerden devam etmesi gerekiyor. 
Eylem Kurt, Öğrenci,
İstanbul Üniversitesi

Profesyonel iş yaşamına mevcut şirketinde devam etmesi ve eskiye göre hırslı ve başarı odaklı bir şekilde çalışması gerektiğini düşünüyorum. Şirketteki herkese, her şeyin geride kalmış olduğunu, şirketin menfaatlerini duygularının önünde tuttuğunu göstermelidir. 
Volkan Ekinci, Proje Lideri

Elizabeth şirkette kalmalı çünkü bu vakada garantide olan tek şey Elizabeth’in işi. Brad ve Claudia’nın ilişkisinin veya birinin işten ayrılmayacağının garantisi söz konusu değil. Eğer şirkette kalıp bir süre daha sabrederse terfi alacağı ortada. Bu da Claudia ile aynı yerde daha az bulunacaklarını gösterir ve sorunların az da olsa bir kısmı çözülmüş olur. Elizabeth başarılı, özgüveni yerinde bir kadın. Zor olsa bile bir ilişki için emeğini ve kariyerini görmezden gelmemeli. Her olasılığı düşünmesi ve mantıklı hareket etmesi gerekiyor. Şu an üzgün ve çıkmazda hissetse bile bir süre sonra, kaçtığında yol katetmediğini, sadece kendinden ödün verdiğini fark edecektir.
Setenay Mazlum, Öğrenci,
Özyeğin Üniversitesi

Wendi S. Lazar, Outten & Golden iş hukuku şirketinin ortağı ve bireysel, idari ve profesyonel uygulamalar ortak başkanı. 

Şu anda ElIzabeth kariyerinde ve finansal durumunda büyük değişiklikler yaratacak bir karar almak için doğru bir ruh hali içinde değil. Duyguları çok yoğun ve iyi bir pazarlık yapmadan çıkış yapmak onun çıkarına olmaz. Belki de zamanla şirketi terk etmeden de psikolojik olarak hayatına kaldığı yerden devam edebildiğini anlayacak. Yani benim tavsiyem, en azından hisse opsiyonlarında sahip olduklarını alıncaya kadar devam etmesi. Bu zaman içinde başarı ve yatırımla geçen yılları – aynı zamanda hukuksuz diyemezsek bile en azından adil olmayan muamele için – karşılık alabileceği bir hukuki bir davaya kendini hazırlayabilir.

Başarılı, yüksek kıdemli bir çalışan olarak, Elizabeth bir ofis aşkının içerdiği risklerin farkında olmalıydı.  Gerçek şu ki şirketlerin sosyalleşme kurallarının dışına çıkan kadınlar çoğu zaman şeytanlaştırılır.  Benzer şekilde davranan erkeklerse şirketteki erkekler kulübü tarafından alkışlanır fakat Elizabeth iyi bir performansı olan bir grup lideri. Şu an hızlı toparlanıp kendi değerini kanıtlaması gereken, iş zekâsını ve profesyonelliğini kullanacağı bir an.

Bu vakadaki sınırlı bilgiler şirkete karşı hukuki bir şikâyet için yeterli temelden yoksun olsa da kurumda işleyen sağlıksız dinamiği kesinlikle görebiliyorum. Elizabeth’in ve onun alt kademesindeki insanların “idare edildiği” ve C-suite idarecilerin özgürce istediklerini yaptıkları bir durum. Elizabeth’in kendi ilişkisinin ofis dışında tutulmasının istenmesine, ona “özel durumunun” üstesinden gelmesi gerektiğinin bildirilmesine rağmen Brad’in alt kademelerindekilerle ilişkilerini sınırlı tutması konusunda bir uyarı aldığına dair hiçbir kanıt yok.

Şirketin ilişkilerle ilgili yeni politikası bazı çizgiler çekme konusunda bir deneme ama rapor-ilişkileri dışında kalanları kapsama konusunda yetersiz kalıyor. Liderlik gerektiren hassas profesyonel ve kişisel sınırlar ve güç dengeleri için oldukça eksik bir uygulama.

Elizabeth, kararını verirken kendi durumunu şirket kültürü bağlamında değerlendirmeli. Eğer CEO ya da İK yöneticisi ,oldukça erkek egemen gözüken ve uygunsuz davranışın kontrol edilmediği bu çevreyi değiştirmezse, Elizabeth ayrılmalı. Eğer gerçekten onu bekleyen bir fırsat varsa. 

Kaynak: J. Neil Bearden, HBR Türkiye

Takımlarda Çatışmayı Nasıl Önlersiniz?

Takımlarda çatışma faydalı da olabilir, takımların dağılmasına...

Çıkmaza Giren Bir Ofis Aşkı

Brad: Son toplantıdan sonra içki? Elizabeth: Bütün ekip mi?

Çeşitliliği Ciddiye Almak İşletmelerde Ne Anlama Geliyor?

Finansal getiri savını bırakalım artık... "Finansal getiriyi temel alan...
×