Engin Geçtan – Zamane Kitabı!

Kitap Açıklaması

“Askeri darbenin ardından otorite figürlerine ve kurumlarına karşı tepkiler sindirilmişti, ama daha uzun vadede bunun yerini farklı ve çoklu dinamikler aldı. Artık siyasi ya da toplumsal bir kutuplaşma olduğunda, şaşırtıcı bir hızla karşıt bir kutup odağı oluşmakta. Bu bir bakıma yoğun bir dinamizmin de ifadesi, tabii beraberinde bir soruyla birlikte. Bu dinamikler bizi ileriye doğru mu taşıyor, yoksa kısırdöngüye kapılıp sürüklenmemize mi neden oluyor? Yönetilen ülkeden neredeyse bağımsız, kendi kendini ileriye taşıyan bir başka ülke de var gibi. Psikoterapide de zaman zaman mehteran yürüyüşüne benzer bir süreç yaşandığından benim için oldukça bildik. Askeri darbe olmasaydı neler yaşardık sorusunun cevabını ise hiçbir zaman bilemeyeceğiz.”

Engin Geçtan geniş bir zaman aralığında, Türkiye’de yaşanan süreçlere uzmanlık alanı olan psikiyatri perspektifinden bakıyor, toplumun ve bireylerin değişmesine dair değerlendirmeler ve yorumlarda bulunuyor.

Otorite, öfke, sıkışmış kızgınlıklar, persona ve gölge, özerklik, kimlik sorunları, çocuk yalnızlığı gibi konularda söz alırken aynı zamanda klinik deneyimlerinden gözlemler de aktaran Geçtan’dan zamane hallerine yılların birikiminden bir bakış.
(Tanıtım Bülteninden)

Engin Geçtan diğer eserleri gibi başyapıt niteliğinde bir eser ortaya çıkarmış. Zamane Türkiye’nin geçirdiği toplumsal süreçler sonucunda insanımızın psikoloji ve ruh dünyasında meydana gelen değişiklikleri dikkatli bir şekilde gözlemlemiş ve bu gözlemler neticesinde bu değerli eser ortaya çıkmış. İnsanımızın darbeler,otokratik yönetimler, yanlış Batı ve Batılılaşma algısı, tüketim toplumu gibi konuları derinlemesine incelenmiş.

KİTAPTAN ALINTILAR

“Toplum adını verdiğimiz şey geçmiş kuşaklarca yaratılmıştır ve bizim açgözlülüğümüze, sahipleniciliğimize katkıda bulunur.”

Yanımdan geçerken çocuğun annesine “Türkiye adaletli bir yer değil,” dediğini duydum. Kesin olarak bilmesem de konuşması bana, büyüklerden duyduklarını tekrarlayan çocuklarınki gibi gelmedi ve duyduğum cümle beni düşündürdü. Gerçekten o da ülkenin yükünü üzerinde hissediyor muydu? Eğer öyleyse, bu sözü o yaşta eden çocuğu nasıl bir gelecek bekliyor olabilirdi? Pek çok çocuk farkında olmadan zaten ebeveyninin duygusal yükünü çekmek zorunda ve geleceğin “yaşlı gençleri” olmaya aday…

Hepimiz yaşamımız süresince şu ya da bu şekilde otorite konumunda olmuşuzdur. Bazen anlık, bazen de belirli bir dönem boyunca. Otorite konumunda olma konusunda hiçbir şansı olmadığı düşünülebilecek kişiler bile bir şekilde bu durumu yaratmışlardır.

Takımlarda Çatışmayı Nasıl Önlersiniz?

Takımlarda çatışma faydalı da olabilir, takımların dağılmasına...

Çıkmaza Giren Bir Ofis Aşkı

Brad: Son toplantıdan sonra içki? Elizabeth: Bütün ekip mi?

Çeşitliliği Ciddiye Almak İşletmelerde Ne Anlama Geliyor?

Finansal getiri savını bırakalım artık... "Finansal getiriyi temel alan...
×